
İstanbul'un kalbi Beşiktaş'ta yer alan Shangri-La Bosphorus, İstanbul'un Boğaz manzaralı restoranı IST TOO, Executive Chef Şevket Cihan liderliğinde hazırlanan yeni Farm-to-Table menüsüyle misafirlerini Türkiye'nin farklı coğrafyalarından gelen mevsimsel ürünler ve yerel lezzetler arasında bir yolculuğa davet ediyor.
Anadolu'nun zengin mutfak mirasından ilham alan menü; yerel üreticilerle kurulan iş birlikleri, mevsimsellik ve sürdürülebilir gastronomi anlayışını odağına alıyor. Türkiye'nin farklı bölgelerinden temin edilen ürünler, çağdaş tekniklerle yorumlanarak Boğaz manzarası eşliğinde sunulan tabaklarda hayat buluyor.
Üç Kuşaktır Süren Bir Mutfak Hikâyesi
Executive Chef Şevket Cihan, Anadolu'nun zengin mutfak mirasından ilham alan; sürdürülebilir gastronomiyi, mevsimselliği ve yerel üreticilerle iş birliğini odağına koyan bir mutfak anlayışını benimsiyor. Üç kuşaktır devam eden bir mutfak geleneğinin temsilcisi olan ve 20 yılı aşkın deneyime sahip Şevket Şef, mevsimselliği odağına alan, yerel üreticilerle yakın iş birlikleri kuran ve farm-to-table yaklaşımını çağdaş tekniklerle yorumlayan bir mutfak anlayışını benimsiyor. Henüz dokuz yaşında mutfakla tanışan Şef Cihan için her tabak; ürünün kökenine, üreticinin emeğine ve Anadolu'nun zengin lezzet kültürüne duyulan saygının bir yansıması niteliğinde.
Türkiye'nin Dört Bir Yanından Gelen Ürünler
Menünün merkezinde, Türkiye'nin farklı bölgelerinden gelen mevsimsel ürünler yer alıyor. Coğrafi işaretli Ayvalık erken hasat zeytinyağı, Çanakkale'nin organik kuşkonmazları, Urla'nın enginarları, Kars gravyeri, Hatay'ın karakteristik tatları ve Anadolu'nun dört bir yanından temin edilen ürünler, Şef Şevket Cihan'ın yorumuyla çağdaş tabaklarda yeniden hayat buluyor. Misafirleri karşılayan Urla Enginarlı Yedikule Salatası; Ayvalık erken hasat zeytinyağının aromatik dokunuşu, Urla enginarı ve Çanakkale kuşkonmazının tazeliğiyle mevsimin en güzel halini yansıtıyor. Ata tohumu unları ve ekşi maya ile hazırlanan fırın ürünleri, menünün en dikkat çekici bölümlerinden birini oluşturuyor. Saatler boyunca kendi sosunda pişirilerek lif lif ayrılan dana kaburga ile hazırlanan Geleneksel Tirit Ekşi Mayalı Pide ve isli köy yoğurdu eşliğinde servis edilen El Yapımı Dana Kaburga Mantı, Anadolu mutfağının köklü lezzetlerini çağdaş bir yorumla sunuyor. Yerel çiftçiler ve kadın üreticilerle kurulan iş birliklerinin yanı sıra, Shangri-La Bosphorus, İstanbul'un bahçesinde yetiştirilen domates, biber, çilek ve aromatik otlar da menünün hikâyesine katkı sağlıyor. Hasat dönemlerinde mutfağa taşınan bu ürünler, toprağın tazeliğini doğrudan sofralara yansıtıyor. Ana yemeklerde ise Balıkesir kuzusu ve sürdürülebilir yöntemlerle temin edilen deniz ürünleri öne çıkıyor. Kars gravyeriyle zenginleştirilen isli firik pilavı eşliğinde servis edilen Kuzu Şaşlık ve Urla enginar püresiyle sunulan Ege Deniz Levreği, menünün yerel ürünlere dayanan yaklaşımını yansıtan imza tabaklar arasında yer alıyor. Tatlılarda ise Bodrum mandalinası, Maraş dondurması, Antep fıstığı, vişne ve karadut gibi Anadolu'nun köklü ürünleri modern pastacılık teknikleriyle yeniden yorumlanıyor.
Farm-to-Table Bir Trend Değil, Bir Sorumluluk
Menünün felsefesini anlatan Executive Chef Şevket Cihan şunları söylüyor: "Farm-to-Table bizim için bir trend değil, bir sorumluluk. Çocukluğumdan bu yana mutfağın içindeyim. Üç kuşaktır devam eden mutfak kültürümüz bana iyi ürünün değerini öğretti. Bugün de aynı anlayışla çalışıyor; yerel üreticilerle yakın iş birlikleri kuruyor, mevsimselliği odağıma alıyor ve Anadolu'nun zengin gastronomi mirasından ilham almaya devam ediyorum. Yerel üreticiler ve kadın girişimcilerle çalışmanın yanı sıra, otelimizin bahçesinde yetiştirdiğimiz ürünleri de mevsiminde kullanarak toprağın hikâyesini mümkün olduğunca doğrudan misafirlerimize ulaştırmaya çalışıyoruz. Amacımız yalnızca iyi yemek yapmak değil, bu toprakların hikâyesini misafirlerimizle paylaşmak."

