Fazil Say, Yeni Caz Projesi İle Türkiye Turnesi‘nde

Dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say, caz odağındaki yeni projesi “Say Plays Jazz on Tour with Škoda” ile bu yaz Türkiye turnesine çıkıyor. Sanatçının klasik müzikteki yaratıcı diliyle cazın doğaçlama ruhunu buluşturduğu bu özel proje, Fazıl Say Jazz Quintet ile hayat bulurken Škoda, bu yolculuğa eşlik ediyor.


 Pozitif Müzik organizasyonuyla gerçekleşecek turne, Türkiye genelinde 7 şehir ve 10 konserle müzikseverlerle buluşacak. “Say Plays Jazz on Tour with Škoda", Fazıl Say’ın cazla kurduğu ilişkinin bugüne kadarki en kapsamlı ifadesi olarak öne çıkarken; sanatçının caz formuna yalnızca yorumcu olarak değil, doğrudan besteci ve proje kurucusu kimliğiyle yaklaştığı özgün bir üretim modeli sunacak.

Sayın Müzikal Anlatısında Yeni Bir Derinlik   

“Say Plays Jazz”, Fazıl Say’ın bugüne dek geliştirdiği müzikal anlatının yeni bir evresi olarak öne çıkıyor. Sanatçı, bu projede cazla kurduğu bağı yalnızca yorumcu olarak değil, doğrudan üretici kimliğiyle derinleştiriyor. Bu projede, caz beşlisi için özel olarak bestelediği yeni eserlerin yanı sıra, geçmiş dönem çalışmalarının caz formundaki yepyeni düzenlemeleri de yer alıyor. Say bu projeyi, “Repertuvarın temelinde güçlü bir sosyal duyarlılık yatıyor. Doğu ile Batı arasındaki kültürel köprünün yanı sıra; günümüzün küresel krizlerini, Türkiye'nin toplumsal meselelerini, doğa tahribatını, sokak hayvanlarının durumunu ve eğitim sistemindeki sancıları odağına alan eserlerle çağımızın dertlerine müzikal bir ayna tutuyoruz.” şeklinde anlatıyor. Kesintisiz Bir Müzikal Deneyim   Fazıl Say,

 bu projede klasik konser formunun ötesine geçerek bütünlüklü bir sahne kurgusu sunuyor. Bu yaklaşım, konseri yalnızca bir performans olmaktan çıkarıp baştan sona deneyimlenen bir anlatıya dönüştürüyor.

Performansı, parçaların birbirine bağlandığı kesintisiz bir senfoni yapısında kurguladım. İzleyicilerimiz, 75-80 dakika sürecek bu akışı, aralarda bölüm kesintisi olmadan tek ve bütüncül bir eser gibi deneyimleyecek. Aynı zamanda bir albüm olarak da kayda alacağımız bu çalışmayı ilerleyen dönemde dünya sahnelerine de taşıyacağız.” Bu kurgusal yapı, projeyi parçalardan oluşan bir konser serisinden öteye taşıyarak, baştan sona tasarlanmış tek bir müzikal anlatı olarak konumlandırıyor ve benzer caz projelerinden belirgin biçimde ayrıştırıyor.